Pandemi ve Değişim

Değişimin içinden geçmek zorlayıcıdır; bilinmeyeni çoktur ve daha önce deneyimlemediğimiz bir sürü ânı barındırır içinde. Çoğu zaman değişime direnç gösteririz ve kabul etmekte zorlanırız. Peki, pandemi döneminde değişimin içinde esneklik göstermek öğrenilebilir mi?

Hayatta bazı şeylerin vazgeçilir olduğunu kabul etmek veya yerine yeni bir şey koyabileceğimizi bilmek esneyebilme kabiliyetimizi kullanmak için alan tutar, o an bir konu üzerinde direnç göstermeden olanı anlayabilmemizi sağlar. 

Bu kabullenme hali ya da vazgeçebilmenin hafifliğiyle tanışmak hiç beklemediğimiz anda içine düştüğümüz zor durumlarla başa çıkabilmemizi de kolaylaştırıyor aslında. Güvenli alanımızın bir anda tehlikeli bir alana dönüştüğü, kendimize daha güvenli alanlar yaratmak için çaba harcadığımız Covid-19 salgınında olduğu gibi mesela…

Öyle ki mart ayında kendimizi eve kapanmış, evden çalışırken bulduk. Tüm aile bireylerinin bir arada olduğu yeni bir düzen oturtmaya çalıştık. Bu düzeni inşa etmeye çalışırken bazı zorluklarla karşılaştık ve eski düzenimizi aradık. Covid-19’un yarattığı korku, psikolojik birçok sıkıntıya sebep oldu. Ve bunlarla yüzleşmek için hepimizin derin bir nefes almaya, kendine o alanı açmaya ihtiyacı vardı. 

Tanıdık bir senaryo içerisinde değildik, konfor alanımız fazlasıyla bozulmuştu. Yeni düzene adım atmak zaman aldı. Maske takmak, ellerimizi sürekli dezenfekte etmek, dışarıdan aldığımız her şeyi eve gelir gelmez yıkamak gibi. Peki, burada direndiğimiz şey neydi? Bu sürecin ne kadar süreceğini bilmemek mi? Alışkanlıklarımızdan bir süreliğine vazgeçmek mi? Yeni bir düzen içine girmenin zorluğu mu? Veya bizi durduran alışkanlıklarımız gibi geride bırakacaklarımız mıydı? Yeniyle gelen hediyeleri kucaklamak onları sabırsızlık ve heyecan içinde beklemeyi deneyimlemek nasıl olurdu? Hep bir yerde durmaktan bahsediyoruz ya, eskiyi ve yeniyi harmanlamak mümkün olsa bunu nasıl yaparız? 

Seçimlerimizi destekleyen birçok unsur var: zihnimiz, duygularımız, ilahi adalet, uzman bilgisi, hayallerimiz gibi… Anlık bile olsa bir karar alma ihtiyacı içindeyiz, yapımız bu. Ben saydığım bütün unsurların harmanlanması, kendi içinde dengede olması gerektiğini düşünüyorum. Pandemi döneminde de bu unsurları kimi zaman ayrı kimi zaman birlikte kullandığım oldu. Evde kaldığım sürelerde kendime odaklanmayı seçtim; ne hissettiğime baktım, kendimi an içerisinde yakalamaya çalıştım. Bunun için neler mi yaptım? Meditasyon yaparak nefesime odaklandım mesela. O anın elimdekinin en güzeli ve en iyisi olduğunu fark ettim. 

“Değişim geçmişi değiştirir; dönüşüm ise geleceği yaratır” Değişmeye karar verdiğimizde, eski siz gider ve yeni bir siz ile dönüşüm başlar. Dönüşüm başladıktan sonra geriye dönüş yoktur. Bu arada bahsettiğim büyük adımlar, kocaman kararlar değil, bu ufacık bir değişim de olabilir. 

Bu değişime adım attığınız anda, bu değişimler içerisindeyken siz neyi hedeflediniz? Kendinize hedefler koydunuz mu? 
Attığınız her adım bir öncekinden farklı olacağı için isteseniz de siz eski siz olamazsınız. Bu sebeple değişimi başlattığınızın farkına varın!

Peki bu değişim sürecinde Koçluk disiplininden faydalanmak size nasıl gelir?     


Sevgiyle kalın.